Anne-Çocuk
Anne karnındaki bebeğin cinsiyeti ancak ultrason ile anlaşılır. Ancak genital bölgeye bakılır ve ne olarak görüldüğü zaman cinsiyetin kız yada erkek olduğunun anlaşılma ihtimali %100’dür. Anne adayı şanslı ise bebeğin cinsiyeti 3. ay sonunda belli olamkadır.Ancak cinsiyetin belli olması için genel olara 4. ayın sonu beklenir ve kesin cevap verilir.Dikkatli bir doktor dikkatli gözler ile bebeğe bakarsa bebeğin cinsiyetini yanlış olarak sölemez.Yani cinsiyet konusunda yanılmaz olmaz.Cinsiyette yanılma bebeğe alttan bakılırda erkek cinsel organını görünmezse kız olarak belirlenir.Bu durumda yanılma olur.Bebeklerde kesinlikle cinsiyet değişimi olmaz,olamaz.
Moda
2009/10 Sonbahar-kış Mango kadın koleksiyonu, 80’li yılları referans alarak hazırlanmış. Omuz çizgisi ceketlerde ve dış giysilerde vurgulanırken, alt giysilerde silüet daralıyor ve motosikletçi stili ve dar pantalonlar, leggings veya boru tipi etekler ön plana çıkıyor.
HE Homini Emerito erkek koleksiyonu bu sezon dıştan cepler, apoletler, kıvrımlar, çift düğme çizgisi, armalar, yamalar, Çin yakalar gibi detaylara sahip yapılı bir silüet ortaya koyuyor. Giysiler pamuklu kadife gibi kumaşlar üzerine uygulanıyor ve görünüm üniforma tipi, askeri veya İngiliz kolejleri stili günlük ögelerle tamamlanıyor.
Ayrıca Kuzey Amerikalı tasarımcı Adam Lippes ‘de Mango ile yeniden işbirliği yapıp, birisi kadın ve diğeri de erkek için olmak üzere iki koleksiyon tasarladı. Adam Lippes kadın için Adam for MANGO’yu sunuyor ve bu koleksiyonda 80’li yılların etkisi açıkça göze çarpıyor, Koleksiyonda kareliler, ipek şifon ve kumda yıkanmış ipek ve saten gibi yün temelli kumaşlara da rastlıyoruz. Renk paletinde ise, siyahın yanı sıra grinin farklı tonları, granat ve yavruağzı dokunuşları öne çıkıyor.
Tasarımcı, erkekler için ise Adam for HE’yi sunuyor. Hem gündüz hem de gece giyilebilecek olan ceketler, omuz bölgesinde daha güçlendirilmiş bir yapıda ve daha canlı bir görünüm sunuyor.
Renk paletinde farklı gri ve yeşil tonları, daha canlı tonlar olan frenk üzümü rengi, patlıcan tonu veya kobalt mavisi ile kontrast oluşturuyor. He Koleksiyonunda kalın Aran trikodan, fitilli kadifeden ve çift katlı kumaşlardan giysilere rastlıyoruz ve denim türü giysilerin de önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Doğal ve denizci tonları kırmızı dokunuşları ile bir arada bulunuyor.
Triko kumaşlar, diş desenli yünlü kumaşlar, pamuklu kadife ve merinos gibi ince dokunmuş yünler ön plana çıkıyor. Grinin farklı tonları, siyah ve şişe yeşili ile üzüm renginin vurguları bu koleksiyonu oluşturan renklerden bazıları.





Anne-Çocuk
Ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada insanların bu konudaki istekleri doğrultusunda yapılmış pek çok çalışmalara rağmen elimizde halen kesin sonuçlar bulunmamaktadır. Bu tür uygulamalardan en popüler olanı “Ericsson metodu” olarak bilinir ki başarı oranı %75 civarında olduğu iddia edilmektedir.
ABD de yaklaşık 50 merkezde uygulanan bu methodtaki prensibe göre; kadın yumurtası her zaman için X kromozomuna sahip olduğu halde erkek spermleri X veya Y kromozomu taşıyabilirler. Yumurta eğer X kromozomlu bir spermle döllenirse cinsiyet dişi (XX), Y kromozomlu bir spermle döllenirse erkek (XY) olacaktır. Bu nedenledir ki cinsiyet belirlenmesinde kadın yumurtasının fonksiyonu yoktur. Yapı olarak farklı kromozomları taşıyan spermlerin özel filtrasyon teknikleri kullanılarak birbirlerinden ayrıştırılması sonrasında, yumurtlama döneminde direkt olarak anne adayı rahmine aşılanması esasına dayanır. Henüz bu tür işlemler ülkemizde yasal olmadığından ötürü uygulanamamaktadır.
Döllenmenin gerçekleştiği anda belli olan cinsiyet ancak 11. gebelik haftasında penis gelişimi ile görülür hale gelmesine rağmen ultrasonda ancak 14-16. gebelik haftalarından itibaren belirginleşir.
Beslenme ve Diyet
Fuze adlı iştah kesen enerji içeceği ve popüler kozmetik markası Too Faced bir araya gelip, dudağa sürüldüğünde vücudu incelten parlatıcı ruj ürettiler.
Sürüldüğünde iştah kesme özelliği olduğu iddia edilen parlatıcı rujun sloganı “Asla kalçalara değil, her zaman dudaklara.”
Kadınların takıntılı olduğu konu ile kullanmaktan hoşlandığı şeyi çok iyi yakalamış bu iş birliği. İki özelliği ortak kümede birleştiren iki şirket yeni bir kozmetik trendine öncülük ediyor olabilir. Şayet dudak şişirme özelliği olan parlatıcıların da ilk yaratıcılarındandı Too Faced firması.
Firmanın üretiminin ardından şişirici piyasası patlamıştı. Niyeti bir taşla iki kuş vurmak isteyenlere iştah kestiği için incelme vaadiyle dudak parlatan bu ürün üç farklı aromada piyasaya çıkmış durumda. İncelmenin ve güzelleşmenin yanı sıra bu ürünle pazarlamanın da mucize dünyasına adım atılmış olunuyor
Beslenme ve Diyet
Eğer hayvanlara duyduğunuz sevgiden dolayı vejetaryen olmuşsanız ve hiç et yemiyorsanız size saygı duyarız, ancak eğer nedeniniz etlerin organizmaya zarar veren toksinler içerdiği şeklinde 19. yüzyıl fizyolojisinden kalma fikirler yüzünden et yemiyorsanız, hemen söyleyelim bu fikirleri günümüzde yanlışlığı kanıtlanmıştır. Bu sözü edilen meşhur toksinler, çok da önemli değillerdir.
Zira bunlar et yenildiği zaman oluşan üre ve ürik asitlerdir. Yeterince su içen normal bir kişi bunları böbreklerinde elimine etmektedir. Aslında organizma, bu tür metabolik atıkları elimine etmek için “programlanmıştır” ve bu işi hiç zarara yol açmadan gayet güzel becerir.
Et, tavuk, balık ve şarküteri (sosis, salam vs) yemeyen vejetaryenlerin yeterli miktarda hayvansal yan ürünler (süt, yumurta gibi) alarak beslenmelerini dengelemeleri gerekir.
Protein açığını kapatmak için, besinler hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Örneğin hayvansal proteinlerle bitkisel proteinler birbirlerinin aynı değillerdir ve bunlardan bazıları sadece belirli bir oranda sindirilebilir niteliktedir.Ayrıca bitkisel proteinlerin besinsel değeri hayvansal proteinler kadar değildir. Yani 10 gr mercimekteki protein, 10 gr yumurtadaki proteinin değerinde değildir.
Doğru bir protein alımı yapmak isteyen kişinin organizmasının ağırlığına göre ve 1 gr proteinin değerini çok iyi öğrenmesi gerekir.
Bol miktarda soya tüketen vejetaryenler, soya bazlı besinlerin her zaman aynı miktarda protein içermediklerini göz önüne almalıdırlar.
Soya bazlı değişik besinlerin 100 grammdaki protein miktarları şöyledir:
-Soya unu i: 45 gr
-Soya tohumu : 35 gr
Soya filizi :4gr
Soya tomurcuğu : 1,5 gr.
Ayrıca “soya sütü” adı da verilen soya suyunun 100 gramında 42 mg kalsiyum içerirken, bu oran inek sütünde 100 grama 120 mg şeklindedir. Bitkisel proteinler, organizmamn oluşturamadığı aminoasitler açısından fakirdirler. Tahıllarda lisin, baklagillerde metionin eksikliği vardır. Bu yüzden işlenmemiş tahılların yanında, günlük ve düzenli olarak kuru baklagiller, fındık, ceviz ve badem yemek gerekir.
Zaten bir çok egzotik mutfakta bu bileşim vardır.
- Meksika tortillosunda, mısır ve kuru barbunya fasulyesi
- Mağrip kuskusunda, ince bulgur ve kuru nohut
- Siyah Afrika’da, darı ve yer fıstığı
Yumurta ise, büyük bir aminoasit kaynağı ve dengele-yicisidir.
Vejetaryenler demir alımlarında da dikkatli olmak durumundalar; çünkü bitkisel besinden alman demir, hayvansal besinden alman demirden beş kat daha az yararlıdır.
İyli planlanmış vejetaryen öğünler kabule değerler, ayrıca da yüksek kardiyovasküler risklere karşı koruyucu olup, bazı kanser türlerini (kolon ve rektum kanseri) önleyicidirler. Ama küçük çocuklara, hamilelere ve yaşlılara tavsiye edilmez. Montignac Yöntemi, vejetaryen yaklaşıma çok iyi bir uyum sağlar çünkü glisemik endeksi düşük bir çok glusî-din tüketilmesini önermektedir.
- Entegral ekmek
- Tam ekmek .
- Tam pirinç
- Tam veya entegral makarna
- Mercimek
- Kuru fasulye
- Bezelye ve bakla
- Tam tahıllar ve türevleri
- Taze meyveler ve kuru yemişler
- Şekersiz meyve marmeladı
- Kakaosu zengin çikolata.
Bir hafta içindeki yedi kahvaltıyı lifleri zengin ekmekler veya yağsız süt, çikolatalı süt ile birlikte şekersiz tahıl gevrekleri şeklinde planlayabilirsiniz.
Montignac Yöntemi, zaten haftada en az üç kere iyi glusidlerle düzenlenmiş bir akşam yemeği önermektedir. Vejetaryenler bu tür akşam yemeklerinin sayısını arttırabilirler.
Bu tür bir öğünde ne yeneceği şu öneriler gözönüne alınarak seçilmelidir:
- Domates soslu tam pirinç (rafine edilmemiş esmer pirinç).
- Fesleğen; domates veya mantar soslu tam makarna
- Soğanlı mercimek
- Kuru fasulye ve kuru barbunya fasulyesi karışımı
- Bezelye veya bakla
- Nohut
- İnce bulgurdan etsiz kuskus (Kuzey Afrikalıların kuskusu ince bulgurdandır)
- Soya bazlı ürünler
- Tahıl bazlı ürünler
- Yosunlar
Bu ana yemeğe bir sebze çorbası, çiğ yenen veya pişirilen sebzeleri, salataya ekleyebilirsiniz. Ve Öğününüzü yağsız yoğurt veya lebne peyniri ile bitirebilirsiniz.
Son olarak belirtelim ki, süt ve yumurta gibi besinleri içermeyen, sadece bitkisel gıdalar alman bir vejetaryen rejim, yoksunluklara yol açar, yani tehlikelidir
Saç Bakım
Saçlar özellikle biz kadınlar için çok önemlidir. Son zamanlarda erkekler arasında da önemli olduğunu görüyoruz, saç ektirmelerin çoğalması ile estetiğin dış görünümde gerekliliği ön plana çıkıyor. Evet saçlarımız önemli ama bakımı da önemli. Gerekli özeni gösterdiğimizde saç derisi sağlıklı olacağından saçlarımızda aynı oranda sağlıklı, canlı ve parlak olur. Ayrıca saç derisinde oluşan kepeklerle çoğumuzun başı derttedir. Özellikle koyu renkli giysiler giymeye çekiniriz kimi zamanlar.
Saç derisindeki hücreler de zamanla yaşlanır ve ölür bunun sonucunda dökülür. Hücreler sürekli yenilendiğinden ölü hücrelerin yenileri üretilir ve ölü hücreler de kepek dediğimiz döküntü haline gelirler. Saç diplerinde kuruluk gibi sorunlar da olabilir. Zamanla alın bölgesi ve kaşlarda da kızarıklıklara sebep olabilir, böyle durumlarda derhal bir dermatoloğa danışmalısınız.
İçsel Nedenler:
Düzensiz beslenme
Alerji ve ciltte hassasiyet
Sağlık sorunları
Hormonal düzensizliği
Aşırı terleme
Stres, panik ve tansiyon problemleri
Dışsal Nedenler:
Saçın çok seyrek yıkanıp az durulanması
Çok sık şapka, bere veya örtü takmak
Saç boyama maddelerinin yanlış kullanımı
Sürekli ve fazlaca köpük, jöle ya da jel kullanmak
Dermatoloğunuz tavsiyesiyle Antibakteriyel içerikli özel hazırlanmış şampuanlar kullanabilirsiniz. Kepek şampuanları aynı zamanda mantar hastalıklarını tedavi eden ilaçları da içerir. Bu sayede döküntüyü önlemiş olursunuz. Tedavi süreci sonrasında önceden kullandığınız şampuanı değiştirmelisiniz.
Moda
2009 Kışında, Sokaklarda Neler Moda?
Trençkot’lar Gene Çok Moda:
Yılların vazgeçilmezi trençkotlar bu sezon da çok kullanılacak. Özellikle çalışan bayanların, ofis şıklıklarını sonbaharda ve yağmurlu havalarda tamamlayabilecekleri çok kullanışlı bir seçim. Eğer daha spor giyinmekten hoşlanıyorsanız, bol paça jeanlerinizle de kombinleyebilirsiniz…
Özellikle jeanleriniz üzerine giyebileceğiniz çok tatlı bir mont modeli. Kışın biz bayanlar, kilolu görünmekten ve bol bol montları giymekten yakınırız. Bu model vücut hatlarınızı ön plana çıkartarak, sizi daha ince gösterecektir.
Eğer daha spor giyinmekten hoşlanıyorsanız, bu tarz montları tercih edebilirsiniz. Kürk detaylarıyla hem farklı hem de daha sıcak bi görünümü yakalabileceksiniz. Eğer daha salaş giyinmekten hoşlanıyorsanız, sizler de bu kesimdeki bol ve hafif uzun montları tercih edebilirsiniz. Yırtık jean, rahat botlar ve bereyle son dakikada giyindim, kasmadım ve çıktım havası yaratabilirsiniz. Ama gene de gayet başarılı bir kombin.
Beslenme ve Diyet
Ramazan’da en sık yapılan hata; sahura kalmamak. Uzmanlara göre zaten uzun olan açlık süresinin daha da uzaması kişinin sağlık ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkiliyor. Bunun neden olduğu iftarda aşırı yeme isteği, kişiyi gereksiz ve sağlıksız besinlere yönlendirir; süt, yoğurt sebze, meyve gibi sağlığı koruyucu besinleri göz ardı edebilir.
SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİ
Özenle hazırlanan iftar sofraları miktar, çeşit ve hazırlanma yöntemi olarak sindirim sistemini yorabiliyor. Sağlıklı beslenme önerilerinin önemli parçası olan pişirme yöntemleri (ızgara, fırın veya haşlama) yerine önermediğimiz kızartmalar ve kavurmalar tercih edilebiliyor.
ÇORBA (ET VEYA BALIK SUYUNA BOL DOMATESLİ ÇORBA)
Ana yemeğe başlamadan önce içilen et veya balık suyuna bol domatesli çorba kişiye doygunluk hissi verir. Böylece kişi ana yemeğe geçişte kendisini tok hissettiği için daha az kalori alma eğiliminde olur. Düşük kalorili çorbalar açlığı bastırmakta çok işe yarar.
Yağsız yoğurdun içindeki kalsiyumun zayıflatıcı etkisi olduğu çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Bir çalışmaya göre günde 3 porsiyon yüksek kalsiyumlu ve yağsız yoğurt tüketen obez bireyler, düşük kalsiyum ve yağlı yoğurt tüketen obezlere göre yüzde 22 daha fazla kilo ve yüzde 61 daha fazla vücut yağı kaybetmiştir. Burada en etkileyici sonuç ise yüksek kalsiyumlu, yağsız yoğurt yiyenlerin yüzde 81 daha fazla trunkal (karın bölgesindeki) yağ kaybetmeleridir. Yoğurt hem karbonhidrat hem de proteini bir arada bulundurduğu için kan şekeri regülasyonunda ve açlık kontrolünde etkili olmaktadır.
KURU BAKLAGİLLER
Kuru baklagiller içeriğindeki lifler dolayısıyla kendinizi tok hissetmenizi daha çabuk sağlar. 1,5 bardak barbunya yaklaşık 8 gram lif, 7 gram protein ve yaklaşık 110 kalori içerir. Baklagilleri yemek olarak tüketebileceğiniz gibi haşlayıp, salata ve çorbalarınızın içine de ekleyebilirsiniz.
YEŞİL SALATA
Düşük kalorili salatalar ana yemek öncesi kendinizi doymuş hissettirecek bir başka iyi seçenektir. Yapılan bir araştırmaya göre yemekle birlikte yenen düşük kalorili küçük salata, öğünde alınan toplam kaloriyi yüzde 7, büyük bir salata ise yüzde 12 azaltabiliyor. Ancak araştırmanın sonuçları yüksek kalorili salatalar için tersinin doğru olduğu ortaya koydu. Öğün sırasında yenen yüksek kalorili küçük bir salata alınan kaloriyi yüzde 8 artırırken, büyük bir salata yüzde 17 artırıyor.
Beslenme ve Diyet, Sağlık
Dikenli İncir, Türkiye’de neredeyse her bölgede görülebilen yalnız Akdeniz ve Ege Bölgelerinde daha çok rastlanan yabani bitkiler sınıfına giren dikenli incir mükemmel bir vitamin deposudur. Mersin ilçesi olan Silifke’de sahil bölgelerinde bir adeti 25 kuruştan satışa çıkarılan bu dikenli incir pek çok hastalığa şifa oluyor.
Vitamin yönünden C vitaminini içersinde çok bulunduran bu meyve, açık hissini bastırmakta, bağırsaklarımızı çalıştırmakta – özellikle diyet yapanlar için – idealdir. Satıcılar meyveyi genelde soğuk olarak tüketildiği için buz parçacıkları içersinde satışa sunuyor. Ayrıca meyve dikenli olduğu üzere soyulduktan sonra satılıyor. Meyveye her yaşta insan büyük bir rağbet gösteriyor.

Anavatanının Güney Afrika olduğu söylenilen dikenli incir, halk içinde ‘’Hint inciri’’ ‘’Frenk inciri’’ isimlerini de almış zamanla…
Beslenme ve Diyet
Alkolün iştahı arttırdığı sanılır. Alkol içenler nitelik olarak değil, nicelik olarak çok yerler. Vücudumuz kötü ve yararsız bir yakıt almıştır. Birlikte yenilen kuru yemiş vb. yağlı ve yine yararsız ısıveren maddelerin alınması, yangının üzerine alev püskürtmekten başka bir şey değildir.
Midenin iç yüzeyini kaplayan mukoza tabakası üzerindeki tahriş edici etkisiyle alkolik¬lerde doyma duygusu da azalır ve alabildiğine yiyen, sağlıksız kişiler haline gelirler. Alkolün beyin üzerindeki olumsuz etkileri sağlıksız ve yararsız besinlere olan eğilimleri arttırır. Kişi alkol aldıktan sonra hiçbir şey yemek istemez; başı ağrır; midesi bulanır. Vücudun, alkolün zararlı etkilerinden bir kısmını da olsa azaltabilmek çabası içerisinde bulunduğu dönemde, temel besinlerden hiçbirisi alınamadığından, alkolün yüzlerce zararına bir yenisi daha eklenmiş olur. Alkolün sağlık ve iştaha hiçbir olumlu katkısı yoktur. Karaciğer, alkolün işlenmesi ve zararlı yan ürünlerinin uzaklaştırılabilmesi için bütün kaynaklarını seferber eder. Kısa sürede yorulan karaciğer artık, görevini yapamaz duruma gelir, sertleşir. Buna siroz, hastalığı diyoruz.
Bu hastalıkta karaciğer, önce alabildiğine büyür, sonra büzülerek sertleşir. Siroz hastalığı başka sebeplerle de meydana gelebilir. Ancak, alkol içenlerde siroz olma ihtimali sekiz defa daha fazladır. Bu durumdaki karaciğer artık görevini yapamayacağından kişi, hayatını kaybedebilir.
Alkoliklerde, ‘başlangıçta, karaciğerde yağlanma görülür. Bu, karaciğe¬rin görevlerini yapabilmesini engelleyen bir durumdur. Karaciğer bir takım zararlı maddeleri zararsız duruma getirerek safra ile atar. Ama yağlanmış karaciğer bu görevi yapamayacağından zararlı maddeler doğrudan kana karışır. Bunlar, beyin ve diğer merkezi sinir sistemi bölümlerini etkileyerek kişinin düşünme yeteneğini de azaltır.
Her beş alkolikten birinde, vitamin eksikliği görülür. Tiamin (B1) eksikliği, beriberi denen sinir sistemi hastalığına sebep olur. Niasin eksikliği ise, deride ve sinir sisteminde bozukluklar yaratarak el ve ayak felçlerine yol açan pellagra hastalığına sebep olur.
Bir kısım içkilerin vitamin içerdikleri doğrudur. Mesela, birada B grubu vitaminler vardır. Ancak, bir bardak bira ile alınan B vitamini, onun vücutta işlenmesi sırasında gerekli olan vitamini karşılayamadığı gibi, onun onda biri bile değildir.





